0:00
Bir asırdan bile önce, İsviçre’de tanınmayan bir memur, fizik alanında var olan teorilerin birtakım eksiklikleri olduğunu fark etti. Dedi ki acaba ben bunları düzeltebilir miyim? Yaptığı şey o kadar önemliydi ki Time Dergisi onu krallar, kraliçeler, devlet başkanları, ressamlar, film yıldızları ve din liderleri arasından 20. yüzyılın insanı seçti.
Einstein müzikle yakından ilgiliydi ve kendisi de keman çalabiliyordu. Onun öznel deneyiminde mutluluk tarifi bu kadar basitti. Bir başka insan içinse bu tarif, kahvenin yanında okunan bir kitap olabilir. Ya da çocuğunun oyun oynamasını seyretmek, göl kenarında bir ev satın almak, en sevdiği yemeği yapmak, gün batımında yürüyüşe çıkmak da olabilir.
Belki aranızdan bazıları geçen paylaştığım
aklına getirip: “Ya daha geçenlerde pes etme deyip, başarmanın azim ve sabırla geldiğinden falan bahsediyordun şimdi ise kalkmış mütevazı bir yaşamdan bahsediyorsun” diyor olabilir. Ve bu iki videonun çeliştiğini de zannedebilir. Fakat aslında ikisi çelişmiyor.
Benim Einstein’ın sözü ile anlatmak istediğim şey, ne istediğimizi bilmemiz ve elimizdekilerin kıymetini anlamamız ile alakalı. Başarı, sadece para ve statü getirdiğinde başarı değildir. İşçi bir babanın çocuğunu en iyi üniversitede okutabilmek için yıllarca fazla mesai yapması da bir başarıdır. Patileri kesilmiş bir kedinin tedavisini üstlenip ona ölene kadar bebek gibi bakan bir hayvanseverin yaptığı da başarıdır. Hayatı boyunca yüz binlerce ağaç dikip, yaşadığı yeri bir cennet bahçesine çeviren çiftin yaptığı da…
Hem de ne başarı!
Heinrich Böll’ün Balıkçı ve Turist Hikayesi
Şimdi dostlarım, Einstein’ın öğüdünün uygulanmış hali olan bir hikâye ile bu videoyu bitirmek istiyorum. Bir balıkçı ve turistin hikayesi. Altını çizerek söylüyorum ki bu bir tembelliğe övgü hikayesi değil. Hayattan ne beklediğini bilen bir balıkçı, sürekli başarı peşinde koşmak yerine sakin ve mütevazı bir hayatın getirdiği mutluluğu yaşıyor. Hikaye şöyle:
Günlük balığını tutmuş olan balıkçı, balıktan dönmüş, eski kıyafetleriyle teknesinde uyuyormuş. Turist onu görünce güzel bir kare yakaladığını düşünerek fotoğraf makinesine sarılmış. Manzarayı kaybetmeden iyi bir fotoğraf çekebilmek için ardı ardına deklanşöre basmış. Ne var ki deklanşörden çıkan sesler balıkçıyı uyandırmış. Sigarasını aramaya başlamış balıkçı. Bunu gören turist bir kare daha alır mıyım düşüncesiyle kendi paketini uzatmış:
“Buradan yakmaz mısınız?”
Balıkçı teklifi geri çevirmeyerek teşekkür etmiş. Turist havadan söz açmış:
“Hava da bugün çok güzel…” demiş. “Birçok balık yakalayabileceksiniz.”
Sabahtan beri balıkta olduğunu, günlük balığını tuttuğunu ve bir daha çıkmayacağını söylemiş balıkçı.
Karşısındakinin elindeki fırsatı değerlendirmemesine şaşırmış turist.
“Ama bugün üç sefer daha yapabilirsiniz” demiş.
Balıkçı sigarasını yakmış ve sormuş:
“Ne için?”
Turist kendinden fikir isteyen yoksul bir insana akıl verecek olmanın gururu içerisinde anlatmaya başlamış:
“Daha çok balık tutarsanız motorlu bir tekne alabilirsiniz.”
Balıkçı aynı soruyu tekrarlamış:
“Ne için?”
Turist:
“Daha büyük tekneler için.”
Balıkçı:
“Daha büyük tekneler ne için?”
Turist balıkçının ilgisini çektiğini düşünmüş. Onu fakirlikten kurtaracak fikirlerini sıralamaya devam etmiş:
“Bir buzhane ve balık fabrikası kurabilirsiniz.”
Balıkçı istifini bozmadan aynı soruyu sormaya devam etmiş:
“Peki, fabrika ne için?”
Turist:
“Zengin olmak için.”
Balıkçı:
“Zenginlik ne için?”
Turist:
“Bir sahil kasabasında balık tutup ailene ve arkadaşlarına daha fazla vakit ayırabilmek için.”
Balıkçı gülümsemiş:
“Ben zaten şu an bu dediğinizi yapıyorum. Sabah balığa çıkıyorum. Öğleye doğru güneşte uyuyorum. Akşama kadar ailemle vakit geçirip, akşam da arkadaşlarımla buluşuyorum.”
Yeni yılda her şey gönlünüzce olsun. Mutlu yıllar!
Kaynaklar ve İleri Okuma:
İnsanın Merak Yolculuğu – Kerem Kına / Umut Kına
Homo Deus – Yuval Noah Harari

Bir yanıt yazın