Siyah Kalem

İnsanoğlu doğduğu andan itibaren görünmez bir kağıdın üzerine kendi hikayesini yazmaya başlar. Ancak bu hikayede kullanılan mürekkebin rengi çoğu zaman bizden bağımsız seçilir. "Siyah kalem" burada sadece bir renk değil; hayatın ciddiyetini, ağırlığını ve en önemlisi geri dönüşü olmayan gerçeklerini temsil eder.

Siyah Kalem

Mürekkebin Kesinliği ve İnsan İradesi

Kurşun kalemle yazılan bir hayat, her zaman bir silgi payı bırakır. Hatalar silinebilir, yollar kolayca değiştirilebilir gibi görünür. Oysa hayatın gerçekleri siyah bir mürekkep gibi ağırdır. Mürekkep bir kez kağıda değdiğinde, o artık kağıdın bir parçası olur. Silmeye kalktığınızda kağıt zedelenir, izi mutlaka kalır.

Bu durum bize şunu hatırlatır: Hayatta bazı anlar, kararlar ve kayıplar vardır ki; onlar artık bizim üzerimize "siyah kalemle" yazılmıştır. Onları yok saymak yerine, o siyah yazının içinde saklı olan anlamı okumaya çalışmak asıl bilgeliktir.

Kalemi Kim Tutuyor?

Felsefenin en eski sorularından biri şudur: "Hayatımın yazarı ben miyim, yoksa bana sadece okunacak bir metin mi verildi?" Bazen kendimizi sadece üzerine yazı yazılan pasif bir kağıt gibi hissederiz. Başımıza gelen olaylar, karşılaştığımız zorluklar sanki bir başkası tarafından siyah kalemle sertçe karalanmış gibidir. Ancak insanı güçlü kılan, o siyah yazının satır aralarına kendi cümlelerini ekleyebilme yeteneğidir. Yazı siyah olabilir, satırlar ağır olabilir; ama o satırların nasıl bir hikayeye dönüşeceği, kağıdın (yani insanın) bu yazıyı nasıl taşıdığına bağlıdır.

Siyahın İçindeki Dürüstlük

Siyah, tüm renklerin birleşimidir ama aynı zamanda en yalın olanıdır. Hayatın neşeli ve renkli anları bizi oyalarken, siyah kalemle yazılan "hüzün, ayrılık ve gerçeklik" bizi kendimizle yüzleştirir. Siyah mürekkep yalan söylemez. Olanı olduğu gibi, tüm çıplaklığıyla kağıda döker. Bu yüzden "siyah kalemle yazılmak", aslında hayatın en dürüst ve en maskesiz haliyle karşılaşmaktır.

Sonuç: Kendi Hikayene Sahip Çıkmak

Sonuç olarak, hayatın bize neyi, hangi renkle yazacağını seçme şansımız her zaman olmayabilir. Bazen kader, bazen tesadüfler elimize o siyah kalemi tutuşturur. Önemli olan, o siyah kalemle yazılanların bizi yok etmesine izin vermek değil; o koyu renkli satırlardan anlamlı, derin ve onurlu bir hayat hikayesi çıkarabilmektir.

Çünkü en güzel resimler, beyaz bir kağıdın üzerindeki siyah çizgilerin uyumundan doğar.

Özetle;

Siyah kalemle yazılanlar, silinmeye çalışıldıkça kağıdı yırtan cinstendir. Bu yüzden felsefi olarak bu şarkı bize şunu söyler: "Yazılanı değiştiremiyorsan, o yazının hikayesine sahip çık."

Nail TÜRKOĞLU